Kanallarımızda 17 kişi sohbet ediyor

Önceki Yazıyı Okuyun

Eklenme Tarihi

12/Eylül/2016

Yorum Sayısı

0

Okunma Sayısı

233

Sonraki Yazıyı Okuyun

Vesaire Hakkında ;

Özledin mi dedi ; Tütünden sararmış ellerimi gösterdim. Anlamadı anlaşamadık...

Çok yorgunum oysa. Başım yastığa düşer düşmez uyurum sanıyordum. Ama ne mümkün ? Yatağım mermerden sanki. 

Üşüyorum. 

Katrandan kara bir gece kapaklanıyor üzerime. Ben bana tutsak, ben bana hücre. Ve sığınıyorum içime. 

Gece karanlık… Gece ayaz.. 

Konuşsam sözcüklerim havada kırılacak sanki. Sanki gökyüzü buz tutmuş. Hani uzanıp dokunuversem, zifir parçacıklar dökülecek üzerime. 

Üşüyorum. 

Yıldızlar… Her gece avuçlarıma düşecek kadar yakın olan yıldızlar. 
Akşamları boğazın serinliğinde yakamozlaşan ve adeta yavuklulara göz kırpan yıldızlar.. 

Onlarda üşüyor mudur acaba? 

Ya sen? 

Gül yüzünü gecelere nakış nakış dokuduğum. 

İsmini tespih edip günde binlerce kez okuduğum.. 

Sen de üşüyor musun? 

Senin de düşüncelerin buz tutuyor mu ? 

Bu hasret senin de uykularına saplanıyor mu apansız ? 

Hala dinliyor musun sana yazdığım o türküyü? 

Hala okuyor musun sana yazdığım şiirleri ? 

Hala ağlıyor musun gizli gizli.. Islatıyor musun geceyi gözyaşlarınla.. 

Ve hala ağlatıyor musun baharları..? 

Peki ya aklına geldiğimde gözlerin ışıl ışıl oluyor mu halâ ? 

Dudaklarına çocuksu bir tebessüm yayılıyor mu ? 

Avuçların terliyor mu ismimi duyduğunda ? Yanakların allanıyor mu ? 

Sahi daldığında hala ısırıyor musun dudaklarını ? 

Öfkelendiğinde sol gözün seyriyor mu halâ ?

Sana verdiğim o yüzükle konuşuyor musun? Beni şikayet ediyor musun ? 

Özlediğinde kutsal bir emanet gibi öpüp seviyor musun onu? 

Sorular… Sorular… Sorular… 
Beynimi kemiren sorular.. 

Sorular.. Sorular.. Sorular… 
Ateşi yakan, suyu ıslatan, soğuğu donduran sorular.. 

Sorular.. Sorular.. Sorular… 
Cevabı suskunluktan ağır sorular… 

Çaresiz tutuyorum kendi ellerimden. Kendi dizlerime koyuyorum başımı. Ve kendi kalabalığımda kayboluyorum umarsız. 

Kim bilir kaç geceyi devirdim sensiz. Ve kim bilir kaç gece daha pusuda. Yüreğimde bir yetim ağlıyor çığlık çığlık. 
Odamı değil, dünyayı kaplıyor bu vaveyla.. 

Buymuş senin sevgin.. 
Buymuş senin san’atın.. 
Bir şiirlikmiş 
Gönlümde saltanatın 
Gittin…